TYBD Salgın Hastalıkları ve Afetler Çalışma Grubu e-Toplantısı

23 Kasım 2021 Salı

24 Kasım 2021, Çarşamba 15.00

 

 

Canlı Yayın Sunusu: “Salgın ve Afetlerde Tıbbi Yaklaşım”

 

Türk Yoğun Bakım Derneği “Salgın Hastalıklar, Afetler Çalışma Grubu Yürütme Kurulu” Başkan Dr. Namigar Turgut, Üyeler Dr. Belgin Akan, Dr. Banu Çevik, Dr. Nevzat Mehmet Mutlu ve ben Dr. Serdar Epözdemir olarak toplumda salgın hastalıklar ve afetler konusunda farkındalık oluşturup, çeşitli toplantı, eğitim programları, bilimsel makaleler ile çözüm önerileri içeren bir çabanın içinde yer alıyoruz. Bu sunu genel olarak bu çabaların bir parçası olarak siz izleyenler tarafından değerlendirilmelidir.
Afet; toplumlarda fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara neden olan rutin yaşamı kesintiye uğratan ve başa çıkma kaynaklarını tüketen/ aşan olaylardır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre afet; “Olağanüstü büyüklükte ve dışarıdan yardım gerektirecek şiddette oluşan, ani gelişen çevresel (ekolojik) bir olay” şeklinde tanımlanmaktadır.
Afetlerde çoğu birey yaşamını veya sakatlanmalara bağlı şekilde iş yaşamını yitirmekte, kayıplar sonucu bireyler, aileler ve toplumların yaşam kalitesi olumsuz yönde etkilenmektedir.
Afet olayları ülkelerin uygun afet yönetim stratejileri geliştirmesini gerektirmektedir. Ülkemizde 1999 yılında kurulan AKUT (Arama Kurtarma Derneği), 2004 yılında Sağlık Bakanlığı Acil Hizmetler tarafından kurulan UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) ve 2009 yılında İçişleri Bakanlığına bağlı kurulan AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı) stratejilerin geliştirilmesi ile birlikte ulusal ve uluslararası birçok salgın, afetlerde görev almışlardır.
Bir olayın afet olarak tanımlanabilmesi veya potansiyelin afete neden olabilmesi için aşağıdaki özelliklerin gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bunlar:
Ekolojik dengenin bozulması.
Olağan yaşamın ortadan kalkması.
Can ve mal kayıplarının meydana gelmesi.
Toplumun reaksiyon, uyum ve baş etme gücünü aşması.
Dış yardıma gereksinim duyulmasıdır. (En önemli özellik)
Afet tıbbı, bir afetten kaynaklanan sağlık problemlerinin önlenmesi, bunlara karşı hazırlıklı olma, bunlara yanıt verme ve etkilerinden kurtulmak için çeşitli sağlık disiplinlerinin çalışma ve iş birliğine dayalı bir uygulamadır.
Bir afetin tıbbi etkilerinin yönetimi üç önemli bileşeni içerir;
•          Planlama ve organize etme yeteneği
•          Zor koşullar altında yüksek kalitede sağlık hizmeti sunma becerisi
•          Özgün bir eğitim ve bilgi birikimi
Afetlere hazırlık döneminde uygun önlemler gerektiği gibi tespit edilip planlandığı takdirde afetlerle baş etmek ve başarılı olmak mümkündür. Afet ve acil durumların İnsan sağlığını tehdit etmesi nedeniyle “afet tıbbı” (disaster medicine/afet tıbbı) adı altında yeni bir kavram ve çalışma alanı oluşmuştur. Afetlerle teknik olarak başa çıkmak asla yeterli değildir. Özellikle insan hayatını kurtarmak ve gelecekte mümkün olabilecek en iyi yaşam kalitesini sağlamak için bir afet organizasyonuna ihtiyaç vardır. Bu organizasyon içerisinde afet tıbbı, afetlere karşı verilen mücadelede çok önemli bir unsurdur.
Afet ile afet tıbbı arasındaki ilişkiyi ortaya koymak adına bir tanım yapacak olursak; afet tıbbı, herhangi bir afet ya da acil durum olayında ortaya çıkan ani sağlık ihtiyaçları ile afetten etkilenen toplumun ihtiyaçları arasındaki orantısızlığı ortadan kaldırmak ve mümkün olan en yüksek sayıdaki yaralıyı kurtarmak için tıbbi tedavi ile tıbbi organizasyonun bileşkesinden oluşan bir tıp dalıdır. Tablo 1’de, Tıbbi Tedavi ve Tıbbi Organizasyonun Yönetim unsurları gösterilmiştir.


                                                                     Tablo 1: Afet Tıbbı


   Tıbbi Tedavi                                                                       Tıbbi Organizasyon Faaliyetleri

Kitlesel Yaralı Tedavisi:

 

  • Tanım / Sınıflama / Ölçme
  • Triyaj
  • Epidemiyoloji
  • Temel Yaşam Desteği
  • Mevzuat
  • İleri Yaşam Desteği
  • Komuta/Kontrol/Koordinasyon
  • Ameliyat / Travmatoloji
  • Yardım Organizasyonları
  • Anesteziyoloji / Resüsitasyon
  • Yardım Malzemeleri
  • Dahiliye / Toksikoloji / Nükleer Tıp
  • Yönetim:
  • Adli Tıp

- Olay Yeri Yönetimi

  • Psikoloji

- Ulaşım ve Dağıtım

  • Beslenme

- Hastane Prosedürleri

  • Hijyen

- Tahliye

  • Rehabilitasyon

- Sanitasyon

 

- Beslenme

Tıbbi bir bakış açısıyla; yaralı ya da yaralı olmaksızın meydana gelen yıkıcı olaylarda tıbbi kaynaklar harekete geçirilmiş olsun ya da olmasın, bu olayın “Bir afet mi?” yoksa “Bir acil durum mu?” olduğunun ayrımını yapmak gerekir. 1980 yılında uluslararası bir çalışma grubu tıbbi bakış açısı doğrultusunda bir afet tanımı öne sürdü. Bu tanıma göre; “Afet; olaydan etkilenen yaralı sayısı ile bu yaralıların mevcut tedavi kapasitesi arasında tutarsızlık oluşturan yıkıcı bir olaydır.” denmiştir. Bu tanımlamanın ardından 1981 yılında William Rutherford tarafından bir sınıflandırma ve puanlama sistemi formüle edilmiştir. Yıkıcı bir olayı, afet ya da acil durum olarak nitelendirilebilmek için iki kilit sorunun cevabının aranması gerekir. Şöyle ki;
1.         Kitlesel yaralanma var mı?
2.         Kitlesel yaralıların sayısı ile tıbbi tedavi kapasiteleri arasında bir tutarsızlık var mı?
                  YIKICI OLAY
                        EVET

Şekil 1: Afet ve Acil Durum Ayrımı

 

Afetlerin sınıflandırılması ve değerlendirilmesi için geliştirilen Afet Şiddet Skalası (DSS) yedi parametreden yararlanır. Bu parametreler şunlardır:
1.         Altyapı üzerindeki etkisi
2.         Etki zamanı
3.         Etki alanı yarıçapı
4.         Kökenin nedeni
5.         Yaralı sayısı
6.         Devam eden yaralanmaların ortalama şiddeti
7.         Kurtarma süresi

 

 

                                                              Tablo 2: Afet Şiddet Skalası (DSS)


Sınıflandırma Parametreleri

Derece

Puan

Altyapı Üzerindeki Etkisi (Etki Alanı)

Basit

1

Bileşik

2

 

Etki Zamanı

< 1 saat

0

1- 24 saat

1

> 24 saat

2

 

Etki Alanı Yarıçapı

< 1 km

0

1- 10 km

1

> 10 km

2

Ölüm Sayısı

< 100

0

> 100

1

 

Yaralı Sayısı (N)

< 100

0

100 - 1000

1

> 1000

2

 

Devam Eden Yaralanmaların Ortalama Şiddeti (S)
*S = T1+ T2
           T3

< 1

0

1 - 2

1

> 2

2

 

Kurtarma Süresi (Kurtarma + Tedavi + Nakil)

< 1 saat

0

1- 24 saat

1

> 24 saat

2

TOPLAM

1- 13

 

Bu değişkenlerin sayısallaştırılması ve skorların toplanmasıyla, 1 ila 13 arasında bir Afet Şiddet Ölçeği (DSS) ortaya çıkar. Bu puanlama sistemi geriye dönük araştırmalar için yararlı olsa da afet anında hızlı, yeterli ve her şeyden önce etkili yardım çalışmaları için pratik kullanımda yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle herhangi bir afet ve acil durum olayının tıbbi boyutunun derhal değerlendirilmesini mümkün kılan, ayrıca; afet ile bir acil durum arasındaki kırılma noktasını gösteren “Tıbbi Şiddet Endeksi (MSI)” ortaya çıkmıştır.

Meydana gelen olayın “Bir afet mi?” yoksa “Bir acil durum mu?” olduğunu, diğer bir deyişle, toplam yerel tıbbi tedavi kapasitesinin, yaralı sayısı ve olayın şiddetiyle başa çıkmakta yeterli olup olmayacağı hususunda hızlı bir değerlendirme aracına ihtiyaç vardır. Afetlerin tıbbi olarak değerlendirilmesinde Tıbbi Şiddet Endeksi (MSI) kullanılmaktadır. Tıbbi Şiddet Endeksi yalnızca bir afetteki anlık durumu gözden geçirmek ya da değerlendirmek için değil aynı zamanda afetlere hazırlık aşamasında da mükemmel bir araç olarak hizmet eder. Her şehir, kasaba ya da acil sağlık hizmet bölgesi Tıbbi Şiddet Endeksini (MSI) kendi afet kırılma noktasını hesaplamak için kullanabilir ve olaydaki yaralıların sayısına dayanarak bir olayın ne zaman afete dönüşeceğini tespit edebilir.
Triyaj: Yaralanmaların Ciddiyetine Göre Yaralıların Sınıflandırılması
Triyaj sözcüğü, ‘trier’ kelimesinden gelir ve bu da sıralama anlamına gelir. Hasta ve yaralıların yaşamlarını tehdit eden yaralanmalarına ve beklenen yarara göre sıralanması işlemi ve sürecidir. Triyajın amacı, çok sayıda yaralının olduğu bir yerde en kısa zamanda, eldeki kısıtlı olanaklarla en fazla yaşamı kurtarmaktır.
•          Triyaj, müdahale ve nakil öncesinde, kazazedeler arasında öncelik belirleme işidir.
•          Her kazazedeye, sağlık durumundaki aciliyete göre bir renk verilir.
Dünyada bugün kullanılan en geçerli triyaj modeli, START (Simple Triage and Rapid Treatment) triyaj sistemidir. Yalnızca mekanik olarak yaralanan kişileri değil, aynı zamanda kimyasal ajanlardan etkilenen kişileri sınıflandırmak için de uygundur. START Triyaj sisteminde kullanılan değerlendirme kriterleri şunlardır:
•          Solunum
•          Dolaşım
•          Bilinç durumu
Triyaj protokolü, hastaları çok hızlı bir şekilde kategorize eden ilk “birincil triyaj”ı içerir. Bunlara, Basit Triyaj ve Hızlı Tedavi (START), arkasından, “ikincil triyaj” sürecinin bir parçası olarak biraz daha ayrıntılı bir değerlendirme yapılır. Bu sıralama aracının yetişkinlerde kullanılmak üzere tasarlandığını ve afetlerin çoğunun önemli sayıda çocuk içerdiğini unutmamak gerekir. Yetişkinlerle birlikte kullanılmak üzere geliştirilmiş triyaj araçlarını kullanmak, çocukların aşırı sınıflandırılmasına ve gereksiz yere gerçekten ihtiyaç duyulan yerden kaynak çekilmesine neden olabilir. Bu nedenle, Jump- START ve pediatrik triyaj protokolü çocuklarla birlikte kullanılmak üzere özel olarak tasarlanmıştır ve afetlere müdahale eden sağlık çalışanları pediatrik triyajı konusunda eğitilmelidir. Tüm vakalarda triyaj dinamik bir süreçtir, çünkü herhangi bir hastanın durumu hızla değişebilir. Hastaları sürekli yeniden değerlendirmek ve bunları uygun olarak yeniden kategorize etmek önemlidir. Kaynakların bol olduğu sağlık hizmetlerinin günlük sunumu bağlamında triyaj, bir afetin yaşandığı zaman ki triyajdan çok farklıdır, afet durumundaki kayıpların sayısı sağlık sistemine zarar verebilir.

 

Triyaj Kategorileri:
Kullanılan araç ne olursa olsun, hastalar her zaman belirli bir triyaj kategorisine tahsis edilir. Protokoller arasında bazı farklılıklar olmasına rağmen, Tablo 3’de gösterilen öncelik ve kategoriler standart olarak kullanılır.
                                                       Tablo 3: Triyaj Kategorileri


Öncelik

Kategori

Renk

Durum

Derhal

T1

Kırmızı

Acil bakım gerektiren , hayati tehlike oluşturan yaralanmalar

Bekleyebilir

T2

Sarı

Önemli yaralanmalar ama durumu stabil

Gecikebilir

T3

Yeşil

Tedavi gecikebilir

Ölmüş

T4

Siyah

Havayolu manevralarından sonra nefes almıyor

Triyaj sisteminde 4 kategori vardır:

      • T1-Kırmızı: Hava yolu (A) tıkanması, solunum(B) ya da dolaşım bozukluğu (C) nedeniyle; ABC’si stabil olmayan yaralılardır. 1 saat (Altın Saat) içerisinde tedavi edilmedikleri takdirde yaralı hayatını kaybedebilir.
      • T2-Sarı: ABC’si stabil olan yaralılardır. 4-6 saat (Friedrich Süresi) içerisinde tedavi edilmedikleri takdirde ABC stabilitesi bozulacaktır ve T1 kategori hasta grubuna dönüşecektir.
      • T3-Yeşil: Hiçbir ABC tehdidi bulunmayan, hafif yaralanmalarla yürüyebilen ABC’si stabil yaralılardır. Bunlardan bazıları kurtarıcılara yardım etmekte değerlendirilebilir.
      • T4-Siyah: ABC’si mevcut olmayan ve elde- ki koşullar altında tedavi edilmesi mümkün olmayan ABC stabil olmayan kurbanlardır. Ölü ya da ölü olarak kabul edilen yaralılar- dır. Afet zamanlarında, kişi tıbben ölmemiş bile olsa bu kategoriye alınabilir. Bu kategoriye girenlere sağlık hizmeti verilmez.

 

Tıbbi Şiddet Endeksi

Bir afet ya da acil durumdan etkilenen toplam yaralı sayısı ve devam etmekte olan yaralanmaların şiddeti (Tıbbi Şiddet Faktörü) ile tıbbi tedavi zincirinin toplam kapasitesi temelinde oluşturulan Tıbbi Şiddet Endeksi; acil tıbbi yardım servislerinin, afet ve acil durum olaylarına vermeleri gereken yanıtı hesaplamak amacıyla kullanılan anlık bir skordur.
Tıbbi Şiddet Endeksi;
•          Afetin kendisi için.
•          Afete hazırlık aşamasındaki tıbbi gereksinimleri tahmin etmek için kullanılır.
Eldeki mevcut kaynakların yetersizliği durumunda; yaralıların sayısının ve devam eden yaralanmaların şiddetine bağlı olarak, acil durum seviyesinden afet seviyesine doğru hızla ilerlenerek bir kırılma noktasına ulaşılır. Tersine, tıbbi yardım hizmetlerinin kapasitesi arttıkça bir afet seviyesinden acil durum seviyesine doğru hızla ilerleyen bir kırılma noktasına ulaşılır. Kısacası;
•          Tıbbi Şiddet Endeksi (MSI), Yaralı Sayısı(N) ve Tıbbi Şiddet Faktörü(S) ile doğru orantılıdır.
•          Tıbbi Hizmet Kapasitesi (C) ile ters orantılıdır. Tıbbi Şiddet Endeksinin (MSI) hesaplanması aşağıdaki Şekil 2’de basit bir formül ile açıklanmaktadır:
Şekil 2: Tıbbi Şiddet Endeksi
Bu yöntem, mevcut durumun şiddetini ölçtüğü için pratik ve kritik bir öneme sahiptir. Çağrı karşılama merkezlerinde görevli personeller afet bildiren bir çağrı aldıklarında, deneyimleri ve yerel durum bilgileri sayesinde kilit birkaç soru ile elde edecekleri bilgileri kullanarak kabaca bir tahmin yürütebilir ve Tıbbi Şiddet Endeksini hesaplayabilir. Tablo 4’de Tıbbi Şiddet Endeksinin şiddet ve renk şeması gösterilmiştir.
                                        

Tablo 4: Olayın Tıbbi Şiddet Endeksi Ölçeği


Şiddet

Tıbbi Şiddet Endeksi (MSI)

Çok Düşük

MSI ≤ 0,5

Düşük

0,5 < MSI ≤ 1

Orta

1 < MSI ≤ 1,5

Yüksek

1,5 < MSI ≤ 2

Çok Yüksek

MSI > 2

Tıbbi Şiddet Endeksi (MSI), acil durumları afetlerden ayırmanın yanı sıra, gerçek zamanlı tıbbi koşulların esasına, olayın ciddiyetine ve diğer kritik hususlara da dikkat çekmektedir. Örneğin, 0.4 MSI tıbbi şiddet endeksi değeri olan bir olay, acil durum anlamına gelirken, 4.2 tıbbi şiddet endeksi değeri olan bir olay, büyük bir afet olduğunu gösterir.

Afet ile Acil Durum Arasındaki Kırılma Noktası
Tıbbi Şiddet Endeksi (MSI) 1’den küçük ise,olay bir acil durum olarak tanımlanır.MSI:NxS/C<1
Tıbbi Şiddet Endeksi (MSI) 1’den büyük ise, olay bir afet olarak tanımlanır.  MSI:NxS/C>1
Tıbbi Şiddet Faktörü
T1 ve T2 triyaj kategorisinde yer alan yaralılar ambulanslarla hastanelere taşınması gereken kişilerdir ve hastanelere kabul edilmek zorundadırlar. Bu iki kategori önemli bir grubu oluşturur ve haya- ti önem taşırlar. Unutulmamalıdır ki, her kazazedenin kısa bir süre içinde sağlık durumu değişebilir ve bir başka triyaj renk kodu içine girebilir. Özellikle SARI ve YEŞİL grupta yer alan kazazedeler bekletildikleri için sık aralıklarla değerlendirilmelidir. Çünkü tedavide herhangi bir gecikme yaşanırsa ölümle sonuçlanır. Ayrıca geride kalan yaralıların durumu da buna bağlı olarak bozulur ve kötüleşir.
Tıbbi Şiddet Faktörü(S); T1 ve T2 triyaj kategorisi toplam yaralı sayısının, T3 triyaj kategorisin- de sınıflandırılan toplam yaralı sayısına oranı ya da hastaneye yatırılması gereken yaralılar ile hastaneye yatırılması gerekmeyen yaralılar arasındaki orandır.
Tıbbi Şiddet Faktörü, Tıbbi Şiddet Endeksi’nin (MSI) hesaplanmasında rol oynamaktadır. Tıbbi Şiddet Faktörünün (S) hesaplanması aşağıdaki basit bir formül ile açıklanmaktadır.

Tıbbi Şiddet Faktörü (S) = Kırmızı Kodlu Yaralılar  (T1 Kategori) + Sarı Kodlu Yaralılar  (T2 kategori)
Yeşil Kodlu Yaralılar (T3 Kategori)

 

Tıbbi Tedavi Kapasitesi
Tıbbi kurtarma ekipleri ve mevcut ambulansların sayısı ile çevredeki hastanelerin tedavi kapasiteleri iyi bilinmelidir. Bu faktörlerin periyodik olarak güncellenmesi gerekir. Bu güncelleme hem afet durumunun kendisi için hem ileri tıbbi bakım zincirinde istenen kapasiteyi elde etmek amacıyla gerekli şartları tahmin etmek için hem de afete hazırlık aşamasında oldukça önem arz etmektedir. Tıbbi tedavi zinciri boyunca yaralılara ilk başlangıçtaki olay yeri ile hastane yatağı arasındaki her aşamada tıbbi tedavi verilir. Tıbbi tedavi zinciri aşağıdaki üç organizasyonel sistem veya evreye ayrılır:
1.         Olay yeri,
2.         Yaralıların tahliyesi ve civardaki hastaneler arasındaki dağılımı.
3.         Hastane.
Her aşama sürecinde personeller, özel teknikler kullanarak belirli ekipmanlarla tek bir amaçla, yani yaralılara tıbbi tedavi sağlamak için çalışmaktadır. Bu nedenle, her aşamada personeller, ekipmanlar ve teknikler belirli bir kapasite sağlamaktadır. Bu kapasiteler;
•          Tıbbi Kurtarma Kapasitesi (MRC); Olay yerinde, saat başına ilk yardım ve acil yardım (temel yaşam desteği ve ileri travma yaşam desteği) sağlanabilecek yaralı sayısı olarak tanımlanır.
•          Tıbbi Tahliye Kapasitesi (MTC); Saat başına hastanelere nakledilebilecek yaralı sayı olarak tanımlanır.
•          Hastane Tedavi Kapasitesi (HTC); Saat başına hastanede tedavi edilebilecek kayıpların sayısı olarak tanımlanır.
Tıbbi tedavi zinciri içerisindeki bu hizmetler, normal günlük olaylar için yeterli ve belirli bir kapasiteye sahiptir. Ancak belirli bir yaralanma şiddeti olan yaralı sayısı mevcut kapasiteyi aşacak olursa, yaralı sayısı ile bu yaralıların tedavileri arasında bir tutarsızlık ortaya çıkar. Yaralılar afet bölgesinden hastane yatağına kadar tıbbi bakım zinciri içerisinde ele alınıp tedavi edilirler.
Her üç kapasitenin de birbirlerine eşit olması gerekmektedir. En düşük kapasite tüm zincirin kapasitesini belirler. (MRC = MTC = HTC)
                                        

   Tablo 5: Tıbbi Tedavi Kapasitesi (C)


Tıbbi Tedavi Kapasitesi

Tanımı

Tıbbi Kurtarma Kapasitesi (MRC)

Saat başına, Temel/İleri Yaşam Desteği sağlanabilecek yaralı sayısı

Tıbbi Tahliye Kapasitesi (MTC)

Saat başına, hastanelere taşınabilecek yaralı sayısı

Hastane Tedavi Kapasitesi (HTC)

Saat başına, hastanede tedavi edilebilecek yaralı sayısı

Afet yerinde büyük bir tıbbi kurtarma kapasitesi (MRC) olduğu halde yeterli sayıda ambulans olmaması nedeniyle küçük bir tıbbi tahliye kapasitesi (MTC) olan bir durum meydana gelebilir. Bu durumda küçük tıbbi tahliye kapasitesi (MTC) zincirin işleyişini belirleyecektir. Bu nedenle en düşük kapasite tüm zincirin kapasitesini belirler. Bu kapasiteler normal koşullar altındaki durumlara dayanılarak hesaplanır. Arazi koşullarının zor olması, hava şartlarının kötü olması, afetin gece ya da hafta sonu meydana gelmesi gibi durumlarda bu kapasiteler “Normal” koşullardan daha düşüktür. Öte yandan, yol koşullarının kusursuz, hava şartlarının çok iyi olması, afetin hafta içi günlerinde olması, normal mevsim koşullarında meydana gelmesi ve sabah saatlerindeki kapasiteler “normal” koşullardan daha yüksektir. Kapasiteler birim zaman, yani saat başına ifade edilir. Toplam kapasite, zincirdeki en düşük kapasitenin sürdürülebildiği seviyede saatlik olarak belirlenir.

AFET TIBBI UYGULAMALARI:
Afet tıbbı uygulamaları afet hazırlığı ile başlar. Hazırlıktaki amaç, oluşabilecek zararları azaltmaktır. Afet hazırlığında dört acil durum basamağı bulunur (Şekil 3);
a.         Afet öncesi – zarar azaltma: Afetlere yol açabilecek riskleri ve tehlikeleri azaltmak için yapılan çalışmalardır
b.         Afet öncesi - planlama: Afet öncesinde karşılaşılabilecek tüm risklerin değerlendirilmesi sonrasında yapılan hazırlık çalışmalardır.
c.         Afet - yanıt: Afet öncesinden yapılan ve tamamlanmış hazırlıkların uygulanmasıdır. Afet planlamaları ne kadar kapsamlı ve eksiksiz yapılmışsa afet sırasında verilen yanıt o kadar doğru ve sorunsuz olur. Amaç olayın yaratacağı kayıp ve zararları en aza indirmektir.
d.         Afet sonrası – iyileştirme: Afet sonrasında, olabildiğince kısa zamanda ve eksiksiz olarak normal yaşama dönme çalışmalardır. Hem insan hem de çevresel iyileştirmeler beraber ele alınır.

 

Afet Tıbbı Kaynakları
Afet durumlarında gerekli malzemelerin ve ilaçların standardizasyonu için Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere bu konu ile ilgilenen ve tecrübe sahibi olan birçok kuruluşun belirlediği listelere göre hazırlık yapılabilir. Standart ekipman setleri Tablo 6’ da verilmiştir. Afet durumlarında hazırlanan kaynaklar toplumun ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. Tüm malzeme ve ilaçlar formlara alfabetik sırada, kuvveti ve sayısı belirtilerek kaydedilir.Afetlerde Sağlık Hizmetleri Yönetiminin içinde yer alan ilaç ve sağlık malzemelerinin temini ve yöne- timi, afet sonrası dönemde oluşacak kaos nedeniyle sağlık bakımında aksama yaşanmaması için önceden titizlikle planlanmalıdır. Afet anında tıbbi kaynakların denetimli bir şekilde gerektiği kadar olay yerine ulaştırılabilmesi çok önemlidir
   Şekil 3: Acil Durum Basamakları

Tablo 6: Tıbbi Ekipman Setleri


Hava Yolu ve Solunum Desteği

Hava yolu tıkanması, tansiyon pnömotoraks veya yelken göğüs gibi ani gelişen solunum yetmezliği durumlarında kullanılır

Kanama ve Dolaşım Desteği

Kişisel steril setler, bezler, elastik bandajlar gibi kanama kontrolünü sağlayacak ve hastaneye ulaşana kadar kan hacmi desteği sağlayacak sıvılar

İlaçlar

Kardiyak, antibiyotikler, antidotlar, ağrı kesiciler, anestezikler, sedatifler, aşılar

Kitler

Ampütasyon kitleri, personel ihtiyaç paketleri, kırık sabitleme kitleri gibi spesifik tedaviye yönelik hazırlanan paketlerdir

Majör Ekipman ve Malzemeler

Pulseoksimetre, kardiyak monitörler, defibrilatör, taşınabilir solunum cihazları

Diğer Ekipmanlar

Sedyeler, ateller, battaniye, triyaj etiketleri, plastik temiz su taşıyıcıları, kanama durdurucu bezler, oksijen taşıyıcılar

 

Tablo 7: Afet Dönemi İçin Kişisel Acil MÜDAHALE İlaç ve Malzemeleri
1.         Sırt çantası ve uyku tulumu
2.         Çadır
3.         Tulum ve baret
4.         Kafa lambası ve el feneri
5.         Çelik burunlu bot
6.         Koruyucu gözlük ve maske
7.         Telsiz
8.         Gaz maskesi
9.         Su ve dayanıklı yiyecekler
10.       Makas
11.       Turnike
12.       Yanık örtüsü
13.       Elastik bandaj
14.       Sargı bezi
15.       Gaz kompres
16.       Pamuk
17.       Flaster
18.       Ameliyat örtüsü
19.       Yüz maskeleri
20.       Göğüs drenleri
21.       Defibrilatör
22.       aspiratör
23.       Povidon iyot çözeltisi
24.       İlaçlar
25.       Alçı malzemeleri
26.       Enjektör
27.       Kuru plazma
28.       Serumlar
29.       Oksijen gazları
30.       Oksijen maskesi
31.       Damar yolu malzemeleri
32.       Steril ve steril olmayan eldivenler
33.       Dikiş malzemeleri
34.       Sonda
35.       Kan grubu tayin seti
36.       Kan verme seti
37.       Ateş ölçer
38.       Buz kesesi
39.       Hava yolu malzemeleri
40.       Anestezi malzemeleri
Tıbbi kaynakların yönetim planlamaları afet öncesinde uygulamaya hazır hale getirilmelidir. Tatbikatlar yapılarak uygulanabilirlikleri denenmeli ve denetlenmelidir. Afet sonrasında bölgeye giden ekipler tarafından ilaçlar ve malzemeler (Tablo 7) belirlenen ihtiyaç miktarında gönderilmelidir. Daha önceden hazırlanan malzeme ve ilaçların raf ömürleri ve kullanım süreleri izlenmeli ve raf ömrü bitmeye yakın ilaçlar yenisi ile değiştirilmelidir.

Afet Durumlarında Yapılan Tıbbi Müdahaleler
Afet durumlarında yaralılara kurtarma işlemi başlamadan tıbbi müdahale başlanması gerekebilir. Tedavi başlandıysa kurtarma eylemi sırasında da tıbbi müdahalelere devam edilir. Tıbbi müdahale yapılmadığı takdirde geri döndüremediğimiz sakatlıklar ve ölümler meydana gelebilir. Gerektiği gibi yapılmayan kurtarma müdahaleleri sonucu meydana gelen ölümlere kurtarma ölümleri adı verilir. Bu durumların önlenmesi için arama kurtarma ekipleri zarar vermeden kurtarma ve ilk yardım konularında iyi eğitim almış ve yeterli sayıda tatbikat yapmış olmalıdır. Kurtarma ekiplerinde sağlık personeli bulunması tıbbi müdahalelerin daha uygun şekilde yapılmasını sağlar.

Ana Kurallar
İster doğa isterse insan kaynaklı olsun afetlerde en sık, yeniden canlandırma uygulamaları, hava yolu tıkanıklıkları, kırıklar, çıkıklar, kanamalar, donmalar meydana gelir.
•          Yaralanma tipi veya ortaya çıkan durum her ne olursa olsun öncelikle kurtarıcının, sonra yaralı ve çevrenin güvenliği sağlanmalıdır.
•          Tüm müdahaleler soğukkanlı ve sakin bir biçimde yapılmalıdır.
•          Yaralı hızlıca değerlendirilir öncelikle yaşamsal öneme sahip havayolu, solunum ve dolaşım fonksiyonları değerlendirilir.
•          Şok, kanama, bilinç bozukluğu gibi durumlara öncelik verilir.
•          Bilmediğimiz veya kendi başımıza yapamayacağımız konulara müdahale edilmemelidir.
•          Afet durumlarında kazazedeye müdahale ederken amacımız tedavi etmek değil yaralının yaşaması için ya da durumunun daha kötüye gitmesine engel olmaktır.
•          Kaza veya afet bölgesine ek destek için gerekli yerlere haber verilerek itfaiye, sağlık ve güvenlik görevlilerinin olay yerine gelmeleri sağlanır.

Afetlerde Analjezi ve Sedasyon
Ağrının kesilmesi afet gibi durumlarda sağlık merkezlerinde bile ihmal edilebilmektedir. Kısa sürede ağrıyı azaltmak ve gerektiğinde sedasyon travma hastalarında çok önemlidir. Ancak kullanılan ilaçların yan etki potansiyeli, sahada yetersiz ekipman ve uygunsuz koşullar analjezi ve sedasyondan kaçınılmaya yol açmaktadır.
Ağrı kesici ve sedatif ilaçlar hipotansiyon yanı sıra solunum ve kalbi baskılayabilme etkileri vardır. Analjezi ve sedasyon ajanlarının beraber kullanılması durumlarında bu tür komplikasyonlar daha sık oluşabilmektedir. Analjezi ve sedasyon kurallarına uyulduğu takdirde ilaçlara bağlı oluşabilecek yan etki riski çok azdır. Hastaların yaşamsal fonksiyonlarının düzeltilmesi çabası sırasında afet sahasında vital bulguların kontrolünün zor olması ve monitörizasyonun yapılamaması nedeni ile bu tür ajanların kullanılması bazı hastalarda kötüleşmeye sebebiyet verebilir. Bu nedenle bu analjezi ve/veya sedasyon uygulamalarının tıbbi koşulların daha uygun olduğu hastane şartlarında verilmesi daha uygun olmaktadır.

Afet Tıbbı ile İlgili Diğer Hususlar
Kan ve kan ürünlerine afet durumlarında ihtiyaç duyulabilir. Özellikle hastaneler bu durumda planlamalarını önceden yapmalıdır. Türk Kızılay’ı, Sağlık Bakanlığının “Güvenli Kan Temini” projesi kapsamında ve Bakanlığın yayımladığı bildirge doğrultusunda, 2008 yılından itibaren Türkiye’de kan hizmetlerinin verilmesindeki yetkili tek kuruluş haline gelmiştir. Bu nedenle afet durumlarında Türk Kızılay’ı kan temininde ana rolü üstlenmektedir.

YAŞAMLA İLİŞKİLENDİR:
Afetlerde Ölümlerin Azaltılması
Afetlerdeki ölümlerin büyük çoğunluğu, olay sırasında ve ilk birkaç saat içinde oluşur. Afetlerden sonra meydana gelen ölümler incelendiğinde, başlıca ölüm nedenleri şöyle sınıflandırılabilir:
a.         Olaya bağlı ve olay anındaki ölümler
Yıkıntı altında kalma, suda boğulma, zehirlenme, yanma ve benzeri nedenlerle olay anında ve hemen oluşan ölümler bu başlık altında değerlendirilir. Bunların sayısı ve şekli doğrudan afeti hazırlayan olayın büyüklüğü ve yıkım derecesine bağlıdır. Olay anında ne sağlık sektörünün ne de diğerlerinin, bu ölümlere herhangi bir müdahale şansı yoktur. Dolayısı ile, bu ölümleri azaltmak için, sağlık sektörünce yapılacak bir şey yoktur. Bunların azlığı ya da çokluğu doğrudan doğruya fizik yapıların kalitesine bağlıdır. Bu nedenle de, bu ölümler, kentlerin yerleşimi ve yapı kalitesinin yükseltilmesi gibi sessiz dönemde alınacak önlemlerle azaltılabilir.
b.        Gecikmiş kurtarmaya bağlı ölümler
Olaydan hemen sonra yaşamını yitirmeyen; ancak enkaz altında, yangın bölgesinde, suda kalma gibi olayın etkileri altında kalması devam eden kişilerin yaşamını sürdürebilmeleri buralardan kurtarılmasına bağlıdır. Kurtarma süresi uzadıkça, bu kişilerin hayatta kalma şansları azalır. Örneğin; enkaz altında kalanların, 48 saat sonra hayatta kalma olasılığı %10’a kadar düşer. Bu nedenle afet organizasyonu ve işlerinde, kurtarma iş ve işlemleri diğer tüm işlerden acil ve önceliklidir. Bu ölümlerin azaltılması doğrudan kurtarma hizmetlerine, diğer bir anlatımla zamanında kurtarmaya bağlıdır. Enkaz altından veya diğer tehlikeli ortamlardan afetzede kurtarma işi, özel eğitim almış ekiplerin işidir. Bu ekiplerin, hazırlanması, eğitilmesi, gerekli araç ve gereçle donatılması işlerinin sessiz dönemde yapılması gerekir. Bir olay olduğunda, hangi ekibin nerede çalışacağı ve oraya malzemeleri ile birlikte (bu malzemelere kurtarma araç gerecinin yanında, barınma ve yeme içme gibi kendilerini idame ettirebilme malzemeleri de dahildir) nasıl intikal edeceği gibi müdahale planlarının hazır olması gerekir.
c.         Kurtarma ölümleri
Kurtarmanın usulüne uygun yapılmaması sonucu meydana gelen ölümlerdir. Bu ölümleri azaltmak için, kurtarma ekipleri iyi eğitilmeli ve bu ekiplere, enkaz altından yaralı kurtarma konusunda eğitim almış sağlık personeli ve hatta hekim dahil edilmelidir. Bu anlamda, sağlık sektörünün önemli bir sorumluluğu vardır. Yeterli sayıda sağlık personeli eğitilerek, bunların kurtarma ekipleri ile eşgüdümünün sağlanması gerekir.
d.        Ölümü önlenemez olgular
Afete neden olan olaydan sonra, tehlikeli ortamdan zamanında ve usulüne uygun olarak kurtarılmasına ve hızlı bir şekilde ulusal merkezlere ulaştırılmasına karşın, günümüz tıbbının çare bulamadığı ya da yerel /ulusal olanakların yetersizliği nedeniyle, bazı olguların (beyin harabiyeti, crush sendromu, çok ağır yanıklar vb.) ölümleri önlenemez. Bu gibi olgularda, sağlık sektörünün vereceği hizmetlerin psikolojik destekten başka bir yararı yoktur. Bu olgulardan, tıbben kurtarılması olanaklı; ancak ulusal teknoloji yetersizliğine bağlı olanlar, bu teknolojinin yeterli olduğu ülkelere uçak ambulanslarla ve hızla nakledilir ise, kurtarılabilir ve bu tür ölümlerin sayısı azaltılabilir. Örneğin; Marmara Depremi’nde Türkiye’deki basınç odası kapasitesi yetersiz kalmıştır.
e.         Hizmetlerin kesintiye uğramasına bağlı ölümler
Olay sırasında hastanede olan ve yoğun bakım gören olgulardan (kardiyovasküler ünite bağlı olanlar, ameliyat masasında ya da yoğun bakımda olanlar, renal dialize bağlı olanlar, diabet komasındakiler, zor doğum yapmakta olanlar vb) bazısı, elektriklerin kesilmesi, oksijen borularının patlaması ve personelin paniklemesi gibi nedenlerle kaybedilir. Bu tür ölümler, daha çok, sağlık hizmet birimlerinin fizik yapısı ile ilgili olup, hizmet binalarının güvenli olmaması, elektriklerin kesilmesi halinde otomatik jeneratör sisteminin devreye girmemesi, oksijen, su gibi maddelerin yedekli olmaması gibi nedenlere bağlıdır. Bu ölümlerin azaltılması sessiz dönemde gerekli yapıların ve düzeneklerin kurulması ile olanaklıdır. Sağlık yönetimlerinin sorumluluk alanına girer.
Sonuçta bütün bunların yanı sıra Kardiyopulmoner Resüsitasyon-Temel Yaşam Desteği- İleri Yaşam desteği-Kırık, çıkık, burkulmalar- Genel Vücut Travmaları- Karbonmonoksit zehirlenmeleri- Donmalar- Crush Yaralar- Kompartman Sendromları konusunda müdahale de bulunacak sağlık personelinin bilgi ve uygulama açısından yetişmiş olması gerekmektedir.